Anne, anne-çocuk

Uyku sorunlarına öneriler

Merhaba uykusuzluğum, merhaba sekiz yıldır veda edemediğim kadim dostum, merhaba uyku hasreti çeken anneler..

Hayatım boyunca gece uykusunu sevmedim çok, hep bir bahanem vardı uyumamak için.. Bir gün iple çekeceğimi söyleseler inanmazdım herhalde.. Saat 04:46, bu gece kaçıncı uyanışım bilmiyorum. Yok, artık uyku da girmiyor gözüme zaten. Bir yerlerde benim gibi uykusuz anneler varsa diye yazıyorum bu kez..

Efendim, benim organik uykusuzluğum sekiz yıl öncesine dayanır. Öncesi hep şımarıklıktanmış sonradan anladım.  Sekiz yıl önce oğlumun doğumu milat oldu benim için. Sonrasını bir çok anne bilir: iki saatte bir uyandırılmak zorunda olan (bir o kadar da uykusu tatlı) el kadar bir bebe, emzirirken uyuyakalmamak için baş ucunda duran bir kap sudan yüzüne çarpılanlar, senin hasret olduğun uykunun kıymetini hiç anlamayan (bir gün anlayacak olan) bir evlat, kucağında o evlatla zıplar adım dört döndüğün oda, loş ışıktan duvara yansıyan gölgelere taktığın isimler, gün içinde yarım kalan herşeyin aniden beynine hücum etmesi.. Uykusuzluk diyorum işte, bildin mi?..

Hamilelikte uzun araştırmalar sonucu bebeği sallamadan uyutmanın envaiçeşit tekniğini beynine kazımışsın, teori güzel, yüz puan üzerinden yüz alırsın da bebeğin bundan haberi yok galiba.. Oğlumda ilk altı ay uğraştım, altı ay sallamadan uyutmayı başarabildim(hala övünürüm:)). Sonrasında ise birbirini kovalayan sebepler silsilesi eşliğinde; kendimi sabahlara kadar yerde oturup ayaklarında ritmik salladığı bebeği ile kafasını dayadığı koltukta saniyelik iç geçmelerini uyku sanan bir anne olarak buldum. İki yıl.. Tam iki yıl boyunca geceleri uyumayıp sabahları ‘Günaydın’ dedim, eşime, dostuma, oğluma, işime.. Nitekim alıştım, iki yıl sonrasında oğlum uyusa ben uyuyamadım sağlık durumundan dolayı..

Evde vardiya sistemine çevirdiğimiz uyku saatlerinde miniğimin beşiğinin başında ‘Ya nöbet geçirirse de farketmezsek’ nöbeti tuttuk eşimle. Şükür ki o günlerimiz de geçti. Sonrasında ise kızım geldi. O güne kadar uyku ile ilgili kurduğum tüm cümleleri yıktı. ‘Uzmanlar diyor ki bebeği ne olursa olsun yanında yatırmamalısın’ diyen ben; bir gece 13. emzirmeye kalkışımdan sonraydı sanırım, artık dayanamayıp onu da yaptım. Çözüm oldu mu? Hayır.. 14., 15., 16. ‘ya yine uyandı. Anladım ki tarzı bu, çok da üstüne gitmemek lazım bazen. Yine de uzman tavsiyelerini aşağıda sizin için derledim. Umarım faydalı olur..

Bebeklerde uyku süreleri

Yenidoğan bir bebeğin uyku ihtiyacı ile bir yaşında bir bebeğin günlük uyku ihtiyacı aynı değil elbette. Yenidoğan bir bebekte ilk bir ay günlük uyku ihtiyacı 16-18 saat arası değişiyor. Bu süre üçüncü aydan itibaren 15 saate kadar düşüyor. Yaşından itibaren gündüz 3 saatlik uykuya gece 10-11 saatlik uyku eşlik etmeli. İki yaşında bir bebeğin ise günlük toplam uyku ihtiyacı 13 saat. Ayrıca 1,5 yaşından itibaren gündüz uykularının bire indirilmesi, 2 yaşından itibaren ise süresinin 2 saatin üzerinde olmaması tavsiye ediliyor. Tabiki bu süreler bebekten bebeğe değişiyor(muş). Mesela kızım geceleri aralıklarla uyuduğu sekiz saat ve gündüz uyuduğu 2 saati kendine yeterli görüyor olmalı ki; daha fazla uyutmak mümkün değil.:(

Bebeklere uyku önerileri

  • İlk aylarda, bebeğin gece-gündüzü ayırabilmesini sağlamak için; gece geçirilen uyanık zamanlarda ortamın olabildiğince karanlık-loş olması tavsiye ediliyor. Zira anne karnından yeni çıkmış bir bebeğin gece-gündüzü ayırt edebilmesi için bir süre bu düzenin devam etmesi gerek.
  • Bebeğin uykuya geçiş aşamasında aç olmaması, gazı olmaması, bezi değiştirilmiş ve mümkün olduğunca ihtiyaçları giderilmiş olması da uykuya geçişi kolaylaştıran nedenlerden. Giderilmiş ihtiyaçlar listesine bebeğinize sarılmanız da dahil tabiki. Sevilme, kendini güvende hissetme bir bebek için en önemli ihtiyaç çünkü..
  • Bebeğinizin rahat uyumasına engel olacak bir sağlık sorunu olmadığına emin olun.
  • Gece boyunca bebeğin uykusunun derinleştiği ve hafiflediği zamanlar vardır. O nedenle her hareket uyanıklık olarak değerlendirilmeyip müdahale edilmemesi uyku kalitesini arttırır.
  • Bebeğiniz için uyku rutini oluşturmak ve olabildiğince hem gündüz hem gece uykularında tekrarlamak da uykuya geçişi kolaylaştıran bir seçenek. Mesela her uyku öncesi hikaye okumak, sakinleştirici bir müzik dinletmek, duş aldırmak bebeğinize sıradaki aktivitenin uyku olduğunu hatırlatır.
  • Uzmanlar uyku arkadaşı (oyuncak ayıcık, battaniye, mendil, bebek) olarak sevdiği bir nesne ile beşiğine yatırmanın bebeğinize kendini güvende hissettirdiğini söylüyor.
  • Odasının çok karanlık olmaması, nem ve ısısının yeterli olması, odanın havalandırılmış olması da rahat bir uyku için öneriler arasında yer alıyor.
  • Bebeğinizin üzerine örteceğiniz örtünün çok ağır olmaması hatta mümkünse tulum giydirerek daha hafif bir örtü ile örtülmesi daha rahat uyumasını sağlar.
  • Bebeğinize uyku öncesi yaptıracağınız ılık banyonun uykuya dalmasında yardımcı olduğu söyleniyor.
  • Uykudan önce bebeğin uykusunu kaçırabilecek hareketli oyunlardan kaçınmak ve daha sakin oyunlar oynamak, mümkünse masaj yapmak tavsiye ediliyor.
  • Uzmanlar 1-12 ay arası bir dönemde bebeğin odasının ayrılması gerektiğini söylüyorlar. Böylece hem siz gece her hareketine müdahale etmeyerek, hem de bebeğiniz sizin her hareketinizde uyanmayarak uyku kalitesini arttırmış olacak.
  • Bebeği her ağladığında değil belirli aralıklarla beslemenin ve bu aralıkları yavaş yavaş genişletmenin de uyku rutini oluşturmakta önemli rol oynadığını söylüyor uzmanlar. Böylelikle bebeğiniz belirli bir süre kesintisiz uyumaya alışacaktır.

Tüm bu seçenekleri denemenizin ardından (benim gibi), bebeğiniz hala uyumuyorsa veya gece boyunca sık sık uyanıyorsa sakin olun. Aramıza hoşgeldiniz. Uykusuzluk çeken ilk anne değilsiniz, ve bu dönem hayatınız boyunca sürmeyecek. Bu dönemi en sakin ve huzurlu şekilde geçirebilecek, size hitap eden bir yol bulun. Unutmayın ki bebeğiniz sizin hislerinizi ve stresinizi hissedip daha da huzursuzlanabilir. Kulaklığınızla sakinleştirici bir müzik dinleyin. Bir hobi edinin. Kütüphanenizi zenginleştirin, loş ışıkta kitap okumanın keyfine varın. Yıllardır veremediğiniz açık öğretim fakültesi derslerinize çalışın. Yükselme sınavlarınıza odaklanın.

Hatta bir blog açın, yazın, yazın , yazın..

Geceler uzun, zaman bol..

Saat 06:19..

Uykusuz bir gecenin sabahından..

Günaydın..:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir