Anne, anne-çocuk

Zeynokız’ın bezi bırakma macerası

 

Selam!..

Bu tuvalet eğitimi konusunda ikinci yazım olacak. Oğlumla tuvalet eğitimi maceramızı anlatan ve genel bir takım bilgileri içeren ilk yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Bu yazı genel geçer ansiklopedik kurallar yerine tamamen hayatın akışı ve bir takım deneyimler içeren bir yazı olacak, baştan söyleyeyim.:)

İlk yazımı okuyanlar oğlumun tuvalet eğitimi konusuna geceleri bezinin kuru kalması ve bezinden rahatsızlık duyması gibi bir takım belirtiler sonrasında karar verdiğimizi okumuşlardır. Zeynokız’da ise bu belirtilerin neredeyse hiçbirini yaşamadığımızdan dolayı henüz tuvalet eğitimine başlamayı düşünmüyordum. İki yaşından itibaren abisinden kalan müzikli (ama artık müzik kısmı bozulmuş) lazımlığı banyonun bir köşesine koyarak kıyafetleriyle oturmasına izin vermek hariç tabi. Yaz sonunda tekrar düşünmek üzere bu fikri hiç açmadan rafa kaldırmıştım kendimce.

Geçmiş deneyimlerimiz olumlu olduğu kadar olumsuz olarak da etkileyebiliyor hayatlarımızı, bir takım ön yargılar geliştirmemize sebep olabiliyorlar. Zeyno’m bana bunu öğretmek istercesine 26. ayın sonlarında külot giymek istediğini söyledi. Baştan buna hazır olmadığını (gün içinde hiç bezini çıkarıp tuvalete gitmek gibi bir talebi olmaması sebebiyle) düşünmemle birlikte yine de ona çişini/kakasını tuvalete yapmaya başladığı zaman külot giymeye başlayabileceğini söyledim. Sonra neredeyse her kız çocuğu gibi süslü-cicili eşyaları sevdiğini bildiğimden ona gidip rengarenk birkaç tane külot aldım ve işten gelince gösterdim. Günlerden Cuma olması, ertesi gün hafta tatili olması gibi şeyleri de hiç düşünmemiştim üstelik. Aldıklarımı ona hediye ederken de eğer bir gün çişini/kakasını tuvalete yapmaya başlarsa bu külotları giyebileceğini isterse şimdiden çekmecesine koyabileceğimizi söyledim. Tabi benim renk ve kıyafet düşkünü, oyuncakçıdan çok h&m gezmeyi seven minik kokoşum bu fikre bayıldı.

Sabah uyandığında bezi yine doluydu. Bezini değiştirirken kendinden beklenmeyecek bir olgunlukla ‘Bez takma, külot giymek istiyorum. Çişimi tuvaletime yapıcam!’ dedi. ‘Tamam, hadi gel gidip deneyelim.’ dedim. Koşa koşa banyoya giderek lazımlığına oturdu ve çişini yaptı. 😳 Hiç beklemiyordum ama tabi uykudan yeni uyanmış olmasının da etkisi olabilir diye düşündüm. Yine de çişi geldiğinde tekrar buraya koşmamızı tembihleyerek kendi seçtiği ilk külodu giydirdim.

Temizlik günüm olduğu için yerden halıları kaldırmış olmam onda bir gerginlik ve stres yaratmadı diye düşünüyorum. Derken 15 dakika kadar sonra ‘çişim geldi’ diye bağırarak yine banyoya koştu. Şaka yapıyor sandım ama yine de çamaşırını indirmesine yardım edip  lazımlığa oturmasına izin verdim. Az da olsa yine çişini yaptı ve bu onu çok mutlu etti. Ben ise içimden havalara zıplarken dışımdan sadece ‘Aferin kızıma, hep böyle yapalım da külodumuz kirlenmesin çıkarmak zorunda kalmayalım’ demekle yetindim. Çünkü uzmanlar tuvalet eğitiminde sağlanan başarının çok büyük tepkilerle karşılanmaması gerektiğini, hayatın normal akışının bu şekilde olduğunun hissettirilmesi gerektiğini vurguluyorlar.

Sonrasında miniğim tuvalete gitme işini bir oyun görevi bilmiş gibi 15 dakikada bir ‘Çişim geldi!’ haykırışıyla banyodaki lazımlığına koştu. Kimisinde yaptı, kimisinde yapamadı. Hatta bir keresinde banyoya doğru koşarken altına kaçırıverdi. Hemen seçtiği diğer külodu giyip aynı uygulamaya devam ettik. Gece yatarken sabah çıkarmak şartıyla isterse bezini bağlayabileceğimi söyledim. Çünkü sabahları hala bezi dolu kalkıyordu ve gece onu tuvalete götürmek için uyandırarak uykusunu bölmenin de onu huzursuz edip soğutabileceğini düşündüm. Diretmeden kabul etti.

Ertesi gün bir arkadaşıma gitmemiz gerekiyordu, giderken yine isterse bezini takabileceğimizi, ama çişi gelirse yine de söylemesini, orada da hemen tuvalete gidebileceğimizi söyledim. Gittiğimiz yerde yarım saatte bir çişini hep tuvalete yaptı, bezi hep kuru kaldı. Sonraki günlerde gece uyuduktan sonra bez takıp sabah uyanmadan önce çıkarmaya başladım. Tam bir hafta boyunca.. Bir haftanın sonunda sabahları bezinin hala kuru olduğunu ve üçüncü gün kakasını da tuvalete sorunsuz yapabildiğini gördüğümüzde(ki kabızlık sorunu olması sebebiyle bu kısımdan korkuyordum) nihayet bu eğitimi başarıyla tamamladığımızda karar kıldık.

Yani demem o ki, hiç hesapta yokken, hiç planlamamışken, düşünmüyorken Zeynokız bizi tuvalet eğitimine bir sabahta alıştırıp bıraktı. Ve bu süreçte yaklaşık 3 ay boyunca lazımlığına kıyafetleriyle oturmak harici hiçbirşey yapmadım. Bıraktığından beri de neredeyse 3 ay olacak. Bir kaç kez oyuna dalıp tuvalete yetişememesi oldu, o da çocukluğun şanındandır yani değil mi? 🙂

Bu yazıyı da buraya bir yerlerde tuvalet eğitimine başlayacak kara kara düşünen anneler vardır diye bırakıyorum. Düşünme arkadaşım, kaygılanma, kendini de evladını da strese sokma. Eğer hazırsa o zaten seni yönlendirecektir, eğer değilse de bırak 3 – 4 yaşında öğrensin. Önünde kocaman bir hayat var, ne kaybedersin?

Sevgiler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir